| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | get away f. | kurtulmak | ||
|
We must get away from armed security, this hangover from the cold war. Silahlı güvenlikten, soğuk savaştan kalma bu kalıntıdan kurtulmalıyız. More Sentences |
||||
| Genel | get away f. | sıvışmak | ||
|
I need to get away. Sıvışmalıyım. More Sentences |
||||
| Genel | get away f. | çekilmek | ||
|
Get away from there. Çekil oradan. More Sentences |
||||
| Genel | get away f. | kaçmak | ||
|
When the hunters come, the monkey becomes frantic but cannot get away. Avcılar geldiğinde maymun çılgına döner ama kaçamaz. More Sentences |
||||
| Genel | get away f. | çıkmak | ||
|
I can't get away from the office this afternoon. Bu öğleden sonra ofisten çıkamıyorum. More Sentences |
||||
| Genel | get away f. | tüymek | ||
|
Let's get away from here. Buradan tüyelim. More Sentences |
||||
| Genel | get away f. | kirişi kırmak | ||
|
Let's get away from here. Buradan kirişi kıralım. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | get away f. | (birinden veya bir şeyden) paçayı kurtarmak | ||
|
Large countries can apparently get away with more than small ones. Görünüşe göre büyük ülkeler küçük ülkelerden daha fazla paçayı kurtarabiliyor. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | get away f. | (birinden veya bir şeyden) uzaklaşmak | ||
|
I’ve told them to get away for a couple of weeks. Onlara birkaç hafta uzaklaşmalarını söyledim. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | get away f. | (bir suç) yanına kâr kalmak | ||
|
Tom almost got away with it. Bu Tom'un yanına kâr kalacaktı neredeyse. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | get away f. | atlatmak | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | get away f. | (birinden veya bir şeyden) kaçmak | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | (birinden veya bir şeyden) kurtulmak | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | (birinden veya bir şeyden) uzak durmak | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | (birinden veya bir şeyden) uzakta durmak | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | (birinden veya bir şeyden) uzaklaştırmak | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | (birinden veya bir şeyden) uzakta tutmak | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | (bir yere) kaçmak | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | (bir yere) tatile gitmek | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | (bir suçlamadan) yakayı kurtarmak | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | (bir suçtan) cezasız yırtmak | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | sonu felaket olabilecek bir işte başarılı olmak | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | paçayı kurtarmak | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | unutulmak | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | aklından çıkmak | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | (bir yerden) hızla uzaklaşmak | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | çıkıp gitmek | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | çekip gitmek | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | rahatsız edici bir şeyi yapmayı bırakmak | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | başlamak | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | yola çıkmak | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | donatarak göndermek | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | harekete geçirmek | ||
| Öbek Fiiller | get away f. | kısa süre sonra elden çıkarmak | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | get away ünl. | yok artık | ||
| Konuşma Dili | get away ünl. | git allah aşkına | ||