get away - Türkçe İngilizce Sözlük

get away

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"get away" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
get away f. kurtulmak
We must get away from armed security, this hangover from the cold war.
Silahlı güvenlikten, soğuk savaştan kalma bu kalıntıdan kurtulmalıyız.

More Sentences
get away f. sıvışmak
I need to get away.
Sıvışmalıyım.

More Sentences
get away f. çekilmek
Get away from there.
Çekil oradan.

More Sentences
get away f. kaçmak
When the hunters come, the monkey becomes frantic but cannot get away.
Avcılar geldiğinde maymun çılgına döner ama kaçamaz.

More Sentences
get away f. çıkmak
I can't get away from the office this afternoon.
Bu öğleden sonra ofisten çıkamıyorum.

More Sentences
get away f. tüymek
Let's get away from here.
Buradan tüyelim.

More Sentences
get away f. kirişi kırmak
Let's get away from here.
Buradan kirişi kıralım.

More Sentences
Öbek Fiiller
get away f. (birinden veya bir şeyden) paçayı kurtarmak
Large countries can apparently get away with more than small ones.
Görünüşe göre büyük ülkeler küçük ülkelerden daha fazla paçayı kurtarabiliyor.

More Sentences
get away f. (birinden veya bir şeyden) uzaklaşmak
I’ve told them to get away for a couple of weeks.
Onlara birkaç hafta uzaklaşmalarını söyledim.

More Sentences
get away f. (bir suç) yanına kâr kalmak
Tom almost got away with it.
Bu Tom'un yanına kâr kalacaktı neredeyse.

More Sentences
Genel
get away f. atlatmak
Öbek Fiiller
get away f. (birinden veya bir şeyden) kaçmak
get away f. (birinden veya bir şeyden) kurtulmak
get away f. (birinden veya bir şeyden) uzak durmak
get away f. (birinden veya bir şeyden) uzakta durmak
get away f. (birinden veya bir şeyden) uzaklaştırmak
get away f. (birinden veya bir şeyden) uzakta tutmak
get away f. (bir yere) kaçmak
get away f. (bir yere) tatile gitmek
get away f. (bir suçlamadan) yakayı kurtarmak
get away f. (bir suçtan) cezasız yırtmak
get away f. sonu felaket olabilecek bir işte başarılı olmak
get away f. paçayı kurtarmak
get away f. unutulmak
get away f. aklından çıkmak
get away f. (bir yerden) hızla uzaklaşmak
get away f. çıkıp gitmek
get away f. çekip gitmek
get away f. rahatsız edici bir şeyi yapmayı bırakmak
get away f. başlamak
get away f. yola çıkmak
get away f. donatarak göndermek
get away f. harekete geçirmek
get away f. kısa süre sonra elden çıkarmak
Konuşma Dili
get away ünl. yok artık
get away ünl. git allah aşkına

"get away" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 131 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
get carried away f. heyecanlanmak
get away with f. yapılan iş yanına kar kalmak
get carried away f. kendini kaptırmak
get carried away f. kendinden geçmek
get carried away f. aşka gelmek
get carried away f. coşmak
get away with it f. ettiği yanına kar kalmak
get away with f. yanına kar kalmak
get away with f. bedelini ödememek
get away with f. çalıntıyla birlikte kaçmak
get away with f. cezalandırılmamak
get away with f. cezasını görmemek
get away with f. çalıp kaçmak
get away with f. yanına kalmak
get further away from f. bir şeyden gittikçe uzaklaşmak
Öbek Fiiller
get something away from someone f. uzak tutmak
get away from f. bir şeyi birinden uzak tutmak
get something away from someone f. bir şeyi birinden uzak tutmak
get away from f. uzak tutmak
get away with something f. (birinin yaptığı bir şey) yanına kar kalmak
get away with f. tüketerek bitirmek
get away with f. yiyip bitirmek
get away with f. tüketmek
get away with f. içip bitirmek
get away with someone or something f. birini/bir şeyi alıp kaçmak
get someone or something away from someone or something f. birini/bir şeyi birinden bir şeyden uzağa götürmek/uzaklaştırmak
get away with someone or something f. biriyle/bir şeyle kaçmak
get away from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) uzağa götürmek
get away from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) uzaklaşmak
get away from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) uzağa gitmek
get away from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) uzaklaştırmak
Konuşma Dili
get away with it f. yakayı ele vermeden kaçmak
get clean away f. kaçıp gitmek
get carried away with (someone or something) f. (birine/bir şeye) kapılmak
get clean away f. kaçıp kurtulmak
get clean away f. paçasını kurtarmak
get clean away f. sıvışmak
get carried away with (someone) f. (bir şeyi) abartmak
get carried away with (someone or something) f. (birine/bir şeye) kendini kaptırmak
get away! expr. hadi canım (sen de)
get the hell away from me expr. uzak dur benden
get away from my kids expr. çocuklarımdan uzak dur
get away with you! expr. külahıma anlat!
get away with you! expr. hadi be ordan!
get away with you! expr. yok devenin nalı!
get away with you! expr. yok yaa!
you won't get away with it [cliché] expr. yakayı sıyıramayacaksın
you'll never get away with this [cliché] expr. yakayı sıyıramayacaksın
you'll never get away with this [cliché] expr. kaçışın/kurtuluşun yok
you won't get away with it [cliché] expr. bu yanına kar kalmaz
you'll never get away with it [cliché] expr. paçayı kurtaramayacaksın
you won't get away with this [cliché] expr. yakayı sıyıramayacaksın
you'll never get away with this [cliché] expr. paçayı kurtaramayacaksın
you'll never get away with this [cliché] expr. yaptığın yanına kar kalmayacak
you won't get away with this [cliché] expr. paçayı kurtaramayacaksın
you'll never get away with it [cliché] expr. yaptığın cezasız kalmayacak
you'll never get away with it [cliché] expr. kaçışın/kurtuluşun yok
you won't get away with it [cliché] expr. kaçışın/kurtuluşun yok
you won't get away with this [cliché] expr. kaçışın/kurtuluşun yok
you'll never get away with it [cliché] expr. yakayı sıyıramayacaksın
you won't get away with it [cliché] expr. paçayı kurtaramayacaksın
you'll never get away with it [cliché] expr. yaptığın yanına kar kalmayacak
you won't get away with this [cliché] expr. bu yanına kar kalmaz
you'll never get away with this [cliché] expr. yaptığın cezasız kalmayacak
get away! exclam. hadi be
get away! exclam. çek git
get away! exclam. hadi oradan
get away! exclam. yeter
Deyim
get away with murder f. yanına kar kalmak
get away with murder f. cezasız kalmak
get away with murder f. her şeyi yapıp cezalandırılmamak
get away from it all f. tatile çıkmak
get away from it all f. kafasını dinlemek
get away with blue murder f. yapılan bir hatanın cezasını çekmemek
get away with murder f. yapılan bir hatanın cezasını çekmemek
get carried away f. gaza gelmek
get carried away f. kendini kaptırmak
get away scot-free f. cezadan yırtmak
get away with something f. yaptığı yanına kar kalmak
get one's end away f. ilişkiye girmek
get one's end away f. seks yapmak
get away from it all f. her şeyden uzaklaşmak
get away scot-free f. yaptığı yanına kar kalmak
get away scot-free f. yanına kar kalmak
get carried away f. kendini kaybetmek
get away with murder f. (cinayet) yanına kar kalmak
not let someone get away with something f. yanına bırakmamak
get carried away f. heyecanlanmak
get carried away f. coşmak
get carried away f. gaza gelmek
get carried away f. kendini kaptırmak
get carried away f. duygularını kontrol edememek
get carried away f. kontrolünü kaybetmek
get carried away f. kendini kaybetmek
Konuşma
get this away from me f. uzak tut şunu benden
don't get carried away expr. kendini fazla kaptırma
don't get carried away expr. kendini kaptırma
you'll never get away with it expr. kaçışın/kurtuluşun yok
you'll never get away with it expr. yakayı sıyıramayacaksın
you'll never get away with it expr. yaptığın cezasız kalmayacak
you'll never get away with it expr. paçayı kurtaramayacaksın
you'll never get away with it expr. yaptığın yanına kar kalmayacak
get away from there! expr. çekil oradan!
get the hell away from me expr. çekil git başımdan
get away from me expr. benden uzak dur
get away from him expr. ondan uzak dur
you'll never get away with it expr. bu yanına kar kalmaz
there are things you can get away with expr. bu dünyada yanına kar kalacak şeyler vardır
you get away from me expr. uzak dur benden
he didn’t get away with it expr. yaptıkları yanına kalmadı
get away from the window expr. pencereden uzaklaşın
get away from the window expr. pencereden uzaklaş
if you try to get them away from me i'll eat you alive expr. onları benden almaya çalışırsan çiğ çiğ yerim seni
I'll get your breakfast right away expr. kahvaltınızı hemen getiriyorum
don't let it get away! expr. kaçmasına izin verme!
don't let it get away! expr. kaçmasına fırsat verme!
don't let it get away! expr. kaçırma!
I can't let you get away with it expr. bunun yanına kalmasına izin veremem
how come they get away with it? expr. nasıl dolaşabiliyorlar ellerini kollarını sallayarak?
is he going to get away with it all? expr. yanına kâr mı kalacak yaptıkları?
you think you'll get away with everything you've done? expr. bu yaptıkların yanına kalır mı sanıyorsun?
don't get carried away expr. gaza gelmeyin
don't get carried away? expr. gaza gelme?
Argo
get one's end away f. cinsel ilişkiye girmek
get one's end away f. birisini götürmek
get one's end away f. becermek (cinsel anlamda)
get one's end away f. birisini yatağa atmak
get one's end away f. seks yapmak
get your end away f. seks yapmak
get your end away f. ilişkiye girmek
get away with you! expr. bırak şimdi bu ayakları!